Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > Atatürk Köşesi > Atatürk Köşesi > Atatürk konuları


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 05-11-2012   #1
ozkann05
 
ozkann05 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Mesajlar: 729
User ID: 73
Tecrübe Puanı: 52278256
Reputation: 522782496
ozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üyeozkann05 Süper Üye
Standart Gazi Paşa'nın Vasiyetnamesi

Arkadaşlar şunu ekleyeyim saklanan,gizli vasiyetnamesi değil.


Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki şartlara, terk ve vasiyet ediyorum:

1. Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir.

3. Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir.

4. Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5. İsmet İnönü'nün Çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6. Her sene nemedan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.

K.Atatürk




Arkadaşlar 2.madde de belirttiği şahıslara verilen paraların miktarı değişmemektedir.Bunu GAZİ PAŞA bilerek istemiştir.Birde 5.madde'nin yazılmasının nedeni İsmet Paşa'nın öldüğünü bilmesi ve karısının,çocuklarının parasal sıkıntılar çektiğini kulağına gelmesidir.
 
__________________
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

ozkann05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-02-2017   #2
Denberkay
 
Üyelik tarihi: May 2017
Mesajlar: 140
User ID: 53542
Tecrübe Puanı: 115822173
Reputation: 1158221719
Denberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper Üye
Standart

Merhaba Arkadaşlar,

Önce şimdiye kadar yazılan içeriklerin, Mustafa Kemal'in Vasiyeti olmadığını bilmek ve belirtmek gerekir. Vasiyet, bir kişinin aklı baki olduğu sürede kendine ait kişisel malı, mülkü hakkında verdiği kararları içeren yasal bir sözleşmedir. Mustafa Kemal ve Vasiyeti, Türkiye Cumhuriyet'i devletindeki özel konumu ve kurucu önderliğinden dolayı bu tür sözleşmelerin dışına çıkmış politik motifler içerdiğinden gizli kalmıştır, kayıp masallarıyla birlikte gizli kalmaya mahkum kılınmıştır.
Bu vasiyet, ilk kez 80 cuntasından sonra yasaklandığından, vasiyet içerikleri ile cunta arasındaki ideolojik çelişkilerle soruna yanıtlar bulmak gerekir. Bu konuda politik anlamda bir çok öteleme yapılabilmesine rağmen, yapılacak tek bir öteleme kalmıştır, bu da laiklik prensibine göre Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlardır. Laiklik kavramı ise TC Tarihinde son 70 yılda hiç bir şekilde Mustaa Kemal gibi anlaşılmış ve uygulanmış bir politik düşünce değildir. Laiklik, devlet içinde dinin yasaklanması düşüncesidir. Bir toplumdaki insanların dinlerden dinsizliğe kadar kabul seçenekleri vardır. Devlet, vatandaşlık ilkesine göre inananlara ve inanmaanlara, hatta çoğunluk yanında azınlık dinlere de eşit hizmetler yapma zorunluluğundadır ki, devletin sosyal kökenleri, hiç bir zaman bir zümre tarafından diğerleri üzerinde baskı aracı olmasın. Sanırım, bu seçenek Mr. İnönü'den itibaren bozuna uğramış, inanlar üzerinde aydınlanma dinamiksiz yaptırımlar uygulanmıştır. Bu sistem günümüzde şimdi psikoloji nefretle ters döndüğünden, şimdi inananların inanmıyor sçlamasıyla kitlesel intikama dönüştüğü bir süreci yaşamaktayız.
Burada vasiyet üzerine söylenmesi gereken bir başka konu da, T. C. Devletinin Mustafa Kemal'in mülkiyeti olarak kabul edilmemesi gerektiğinden, vasiyet adı altında Türkiye'nin geleceğine dair iç ve dış politik önerileri içerdiğini belirtmek gerekir. Burada ise Mustafa Kemal sonrasında Türkiye'nin özellikle dış politikasındaki değişimi göze çarpacaktır.
 
Denberkay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-02-2017   #3
cepbook
 
cepbook - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Mesajlar: 2.093
User ID: 33774
Tecrübe Puanı: 214748370
Reputation: 2147483647
cepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üye
Standart

Alıntı:
ozkann05 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
...


Arkadaşlar 2.madde de belirttiği şahıslara verilen paraların miktarı değişmemektedir.Bunu GAZİ PAŞA bilerek istemiştir.Birde 5.madde'nin yazılmasının nedeni İsmet Paşa'nın öldüğünü bilmesi ve karısının,çocuklarının parasal sıkıntılar çektiğini kulağına gelmesidir.
Yukarda altı çizili yeri "öldüğünü zannetmesi" olarak mı anlamalıyız?
 
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

Hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek/ Yolu yok, Don Kişot'um benim, yolu yok/ Yel değirmenleriyle dövüşülecek.
cepbook isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-02-2017   #4
Denberkay
 
Üyelik tarihi: May 2017
Mesajlar: 140
User ID: 53542
Tecrübe Puanı: 115822173
Reputation: 1158221719
Denberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper Üye
Standart

Mustafa Kemal, İsmet İnönü'yü öte dünyaya götürmek isteyen insanlardan biridir. Bunun nedenleri aşikardır. Mesela başbakanlığı döneminde Mustafa Kemal planlarına aykırı bir şekilde Musul, Kerkük konusunda İngilizlerle yaptığı anlaşmalar veya ge'deki 12 Ada meselesidir. Bu olaylardan sonra İnönü görevden alınır. Yerine, ondan sağlam olmayan Celal Bayar başbakan yapılır. Bu süreçte Ankarada acımasız bir iktidar mücadelesi vardır. Mustafa Kemal etfrafından bir kaç laik, bu savaşı kaybeder. Vasiyetinde yazılı olan İnönü'nün ölüm halinde, çocuklarına eğitimleri sürecinde maaş bağlanması meselesi, sadece bu gerçeğin çartırılmasıyla ilgilidir. Şayet Ömer ve Erdal İnönü'nün hayat hikayelerini bu senaryoya yakınlaştırırsak, Mustafa Kemal gözünde vatana ihanet etmiş olan İnönü'ün aile güvencesi yoktur. Bakınız, bu kural Hilafetin kaldırılmasından sonra tüm saray erkanına uygulanmış, saraylı ailelerin mal varlıklarına el koyulmuştur. Bu yasa, İnönü için de geçerliolacaktır. Bu hikayeleri biraz da Zsa Gabor'un İstanbul'a gelişi, Bardakçı ve diğerleri tarafından Mustafa Kemal'İn koynuna sokuluşu gibi gerçeklerle bütünleştirdiğimizde, ablası ingiliz gizli servisi şefiyle evli olan Zsa Gabor'un çocuk veya genç kız yaşlarında Dolmabahçede ne işi var diye sormak gerekir. anımsadığım kadarıyla Zsa Gabor, bu sürece dair anılarını Can Dündar'a anlatır ve ölümünde sonra yayınlayabileceği anlaşması yapar. Dolmabahçe anılarına özlem duyduğu içinde daha sonra evlendiği Mr. Hİlton'dan Hİlton otelinin Dolmabahçeyi görecek şekilde yapılmasını ister.
Bence Cumhuriyet tarihi gerçek ve açık bir şekilde yeniden yazılmalıdır. Demek olur ki devlet-i aliyenin bazı memurlarının ruhunda pezevenlik genleri eskiden beri varmış.
Selamlar.
 
Denberkay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-02-2017   #5
Samsunlu
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 64
User ID: 1816
Tecrübe Puanı: 3969267
Reputation: 39692619
Samsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper Üye
Standart

Baktım şimdi, Celal Bayar 1937 de Başbakan olmuş. Musul ve 12 ada ise 1920lerin meselesi. 10 yıldan fazlamı beklemiş görevden almak için? Anlamadım.
 
Samsunlu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-03-2017   #6
Denberkay
 
Üyelik tarihi: May 2017
Mesajlar: 140
User ID: 53542
Tecrübe Puanı: 115822173
Reputation: 1158221719
Denberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper Üye
Standart

Ankara anlaşması Musuk Kerkük ve Türkiyenin garantörlünün kaldırılması, bir defaya mahsus ingilizlerden500 bin sterlin ödenek, 1930 dolayındaki Ankara anlaşması içerikleridir.
 
Denberkay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-03-2017   #7
Samsunlu
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 64
User ID: 1816
Tecrübe Puanı: 3969267
Reputation: 39692619
Samsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper Üye
Standart

Alıntı:
Denberkay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara anlaşması Musuk Kerkük ve Türkiyenin garantörlünün kaldırılması, bir defaya mahsus ingilizlerden500 bin sterlin ödenek, 1930 dolayındaki Ankara anlaşması içerikleridir.
Ankara anlaşması 1926 diye biliyorum. Bir tane daha mı yapıldı sonra?
 
Samsunlu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-04-2017   #8
Denberkay
 
Üyelik tarihi: May 2017
Mesajlar: 140
User ID: 53542
Tecrübe Puanı: 115822173
Reputation: 1158221719
Denberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper Üye
Standart

Googel ile sorulara yanıt arayan çok insan var. Mustafa Kemal'in İnönü üzerine düşüncesini Aralov anılarında şöyle anlatır.
Birleşik Amerika, Standard Oil’n menfaatlerini savunuyormuş. Amerika temsilcisi Chaild, Musul'un “açık kapıları” olması gerekt-ğini söyledi. Mustafa Kemal: Musul İngilizler için, Kürdistan’a en yakın bir bölge olarak çok önemlidir, dedi. İngilizler Musul’u, belli bir takım amaçlar için ellerinde bulundurmak isterler. Çünkü Musul, Sovyetler Birliği'ne İran’a en yakın bir yol, Türkiye 'ye baskı yapmak için en uygun bir bölgedir. İsmet Paşa Musul' u geri alamadı. Bu konuda Türkiye yenilgiye uğradı. Semiyon lvanoviç Aralov: Bir Sovyet Diplamrın Türkiye Anıları, İstanbul 1997, C.2, S.223-224
 
Denberkay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-05-2017   #9
Samsunlu
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 64
User ID: 1816
Tecrübe Puanı: 3969267
Reputation: 39692619
Samsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper ÜyeSamsunlu Süper Üye
Standart

Alıntı:
Denberkay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Googel ile sorulara yanıt arayan çok insan var. Mustafa Kemal'in İnönü üzerine düşüncesini Aralov anılarında şöyle anlatır.
Birleşik Amerika, Standard Oil’n menfaatlerini savunuyormuş. Amerika temsilcisi Chaild, Musul'un “açık kapıları” olması gerekt-ğini söyledi. Mustafa Kemal: Musul İngilizler için, Kürdistan’a en yakın bir bölge olarak çok önemlidir, dedi. İngilizler Musul’u, belli bir takım amaçlar için ellerinde bulundurmak isterler. Çünkü Musul, Sovyetler Birliği'ne İran’a en yakın bir yol, Türkiye 'ye baskı yapmak için en uygun bir bölgedir. İsmet Paşa Musul' u geri alamadı. Bu konuda Türkiye yenilgiye uğradı. Semiyon lvanoviç Aralov: Bir Sovyet Diplamrın Türkiye Anıları, İstanbul 1997, C.2, S.223-224
tamamda musulu alamamak inönünün kararı değilki,ankara anlaşmasını imzalayan rüştü arasdı,atatürkün değişmez dışileri bakanı yakın dostu.hem bundan olsa bile 1926da imzalanan anlaşmadan ötürü 1937demi görevden alınır?
 
Samsunlu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-05-2017   #10
Denberkay
 
Üyelik tarihi: May 2017
Mesajlar: 140
User ID: 53542
Tecrübe Puanı: 115822173
Reputation: 1158221719
Denberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper ÜyeDenberkay Süper Üye
Standart

Kusura kalmayınız ama, Tarih ve Tarihsel algı, kurgu sisteminizin çok geleneksel olduğunu belirtmek zorundayım. İçinde yaşadığımız dünyada tarih üzerine okuduklarımızın önemli bir bölümü sadece devlet-i aliyyelerin kendi sürekliliklerine göre düzenlenmiş içeriklerdir. bu gelenek örnek olarak Osmanlı ve Türk tarihinde çok yaygındır. Örnek olarak Sultan V. Murad, hastamıydı yoksa mason bir halifemiydi diye sorsam, on tane ord. prof, elli tane araştırmacı kaynağında onun hasta olduğunu okursunuz. Bu şekilde tarih, istenilen hizaya getirilir. Adamın Hristiyanlık, İslam ve Yahudilik dinleri arasındaki çelişkileri gidermek için daha iyimser düşündüğünü söylemek, kimsenin kabul edeceği bir sonuç değildir. bu şekilde tarih iki değil, tek boyutlu kalır. Herkes, sultan V. Murad'da hasta olduğunu öğrenir, onun yerine de sultan II. Abdülhamid'in tahta geçişi süreklilik kazanır. 21. yüzyılda yaşayan insanların önce bize sunulan tarihi sorgulama zorunluluğu vardır. Mesele ön veya son yargıların olduğu saplantısıyla değşik veya saçma sapan şeyler söylemeye hizmet değildir. Geçmişin her döneminde tarihsel içerikler insanlara steril ve şu bu oranlarda bitmiş bir şekilde sunulur. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz prensibine tarihçi her zaman dikkat etmek zorundadır. Size bir tarih sunulmuş. Mustafa Kemal ile İnönü çok samimi arkadaşlardı, aldıkları kararları bir birlerine danışarak alırlardı gibi masallar. Bu dizglere rağmen insanların çocukluklarından itibaren bilinçlerinde olan bazı sistemler vardır. Bun bu konuda Mustafa Kemal'i idealist ve human kabul etmekteyim. İnönü ise bizim gibileri bir dönemini yaşadığı için idealleri olmayan ve hatta Mustafa Kemal'a aykırı bir insandır. İnönü, İttihatçı kökenden gelir. Cumhuriyetin kuruluş sürecinde İTC kökenli insanlar bu mücadelenin içinde olmalarına rağmen, politik vizyonlara göre farklı dünyaların insanlarıdır. Şunu biliyormuydunuz, ki bu konuda solcuların eline malzeme olmuş bir düzmece vardır. Mustafa Kemal İttihatçıyıdı gibi. İttihatçılar, 20 yüzyılın başındaki solculardır. Öyle eli pak insanlarda değillerdir. Ülkelerini sevmak babı çok farklı bir konudur. Ama bir iki kitapla insan aydın olmaz. Bu aynı bir çiçekle kimilerine göre bahar kimilerinde göre yaz gelmez söylemi gibidir. Peki o zaman Erzurum kongresinde Mustafa Kemal'in kongere açılışı sırasında bütün üyelere İttihatçılık yapmayacağım diye yemin ettirmesine ne diyeceksiniz.
Analitik düşünmeden olayların içindeymiş biri zamanın insanları gibi düşünmeden tarihsel olayların yalanlarının sadece gizemli kalması sağlanır. Mustafa Kemal, İnönü'nünde dahil olduğu bir darbe ile etkisizleştirildi. Hiç kimse bu tespitle Mustafa Kemal'i aşırı idealistleştirmeyi seçmesin. Devletlerde insanlar gibi olduklarından, aslında bu bağlamda insanlarda devletler gibi olduklarından demek gerekir, doğarlar, büyüler ve yaşlanıp ölürler. Biz geride kalanların görevi, gerçekleri insanlara sistem ve mantığı ile öğretmektir.
Gelelim, İnönü, Mustafa Kemal ve diğerleri arasındaki ilişkilere, şimdi size şu olay su zaman oldu bu bu zaman oldu ayrıntısına girmek istemiyorum. İsmet İnönü görevden alındıktan sonra, yerine de eski bir İTC üyesi gelir. Bu sorun değil, bir gerçektir. Çünkü adamın elinde başka malzeme yoktur.
Adını şimdi veremiyeceğim fakat Mustafa Kemal ile uzun bir röportajj yapan birgazetecinin Mustafa Kemal ve Türkiyenin geleceği konusunda iyi bir çalışması var. Adam bizzat kendisi diyor ki, bana gelecekte Almanların Avrupayı kavuracak bir savaş çıkaracaklarını anlattığından, kendi kendime dedim ki, (atma Recep din kardeşiz). Fakat savaş çıkınca bu insanın müneccim değil akıllı düşündüğünü anladım. Bu eserde, İnönü ile çelişkilerde şu bu şekilde işlenmiştir. Musul, Kerkük, 12 Adalar meselesi bir birinden kopuk değildir.
İzi kaybolmuş kitaplardan birinde (Ahmet Gürkan, İsmet Paşa'nın Beytülmali) abartılara rağmen bir rastlantı olmayacak çelişkiler anlatılır.
Ayrıca bu konuları günümüz siyasi ilişkilerine taşıdığımızda, günümüzdeki siyasi ilişkilerin de geçmişteki gibi steril olmadığını görmekteyiz.
Öğrendiğiniz tarihi, idealleştirmeyiniz. Tarih, sürekli iktidarlara göre şekillenir. Bu görüşü sağa sola mal etmenin hiç bir anlamı yok. Yazılı eserlerdeki iktidarı koruma geleneği, Hampurabi yasalarından günümüze kadar değişmemiştir. Bu konuda yazılacak çizilecek o kadar çok şey var ki, bu karmaşa kazanının bir kulpundan tutarak araştırmanız gerekir.
Neyse ben çalışmaya devam etmek zorundayım. Ayrıca geçeleri internet başında yazma çizme seçeneğini kendimi yasaklamış durumdayım. Zira geceler, ya uyumak içindir, ya da sevişmek içindir.
Bu arada bahsettiğim Ahmet Gürkan, İsmet Paşa'nın Beytülmali isimli eseri bulursanız, burada paylaşın, ben de tamamını okumuş olurum.
 
Denberkay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gazi Paşa ve Yugoslavya Kralı ozkann05 Atatürk Makaleleri 0 05-07-2012 23:20
Gazi Paşa'nın Ülke Bayrağına Verdiği Önem ozkann05 Atatürk Makaleleri 0 05-07-2012 22:53


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:02.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.